Türkiye’de evlilik hem yasal hem de toplumsal açıdan önemli bir kurumdur. Türk Medeni Kanunu (TMK) evlenme ehliyeti ve şartlarını detaylı bir şekilde düzenlemiştir. Bu şartlar, evliliğin geçerliliği ve tarafların hak ve yükümlülükleri açısından büyük önem taşır. Evlenme süreci, ilgili kurumlara başvuru ile başlar ve resmi nikah töreni ile tamamlanır.

Evlenme Ehliyeti ve Şartları

TMK’ya göre evlenmek isteyen kişilerin belirli şartları taşıması gerekir. Bu şartlar, maddi ve şekli şartlar olmak üzere iki ana başlık altında incelenebilir.

  1. Maddi Şartlar

Maddi şartlar, evlenecek kişilerin bizzat kendilerinde bulunması gereken özelliklerdir.

  • Evlenme Yaşı:
    • Asıl Yaş (Madde 124): Kanuna göre, erkek veya kadın on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez.
      • Örnek: Ayşe 16 yaşında ise, yasal olarak evlenemez. Mehmet 18 yaşında ise evlenebilir.
    • İstisnai Evlenme Yaşı (Madde 124/2): Hâkim, olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Ancak, karar vermeden önce ana ve babanın veya vasi varsa vasinin dinlenmesi zorunludur.
      • Örnek: 16 yaşını doldurmuş olan Elif, hamile kalması gibi çok önemli bir sebeple evlenmek isterse, mahkemeye başvurabilir. Hakim, anne ve babasının görüşünü aldıktan sonra evliliğe izin verebilir.
    • Tam Ehliyetliler (Madde 125): Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan ergin kişiler, yasal temsilcilerinin rızası aranmaksızın evlenebilirler.
      • Örnek: 18 yaşını doldurmuş, akıl sağlığı yerinde olan ve herhangi bir vasisi bulunmayan bir kişi, kendi isteğiyle evlenebilir.
  • Akıl Sağlığı:
    • Akıl Hastalığı (Madde 133): Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler. Bu, evliliğin sağlıklı bir birliktelik olabilmesi ve tarafların sorumluluklarını yerine getirebilmesi için önemlidir.
      • Örnek: Şizofreni teşhisi konmuş bir kişi, evlenmek istemesi durumunda, devlet hastanesinden evlenmesinde sakınca olmadığına dair bir sağlık raporu almak zorundadır.
  • Hısımlık Derecesi (Madde 129): Belirli derecede akrabalar arasında evlilik yasaktır. Bu yasak hem kan bağı olan hısımları hem de evlat edinme yoluyla kurulan hısımlıkları kapsar.
    • Üstsoy-Altsoy Hısımlığı: Anne, baba, dede, nine ile çocuk, torun vb. arasında evlilik yasaktır.
    • Kardeşler Arası Hısımlık: Kardeşler, tam kan veya yarım kan fark etmeksizin evlenemezler.
    • Amca, Hala, Dayı, Teyze ile Yeğenler Arası Hısımlık: Bu kişiler arasında da evlilik yasaktır.
    • Sıhri Hısımlık: Evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında (kayınvalide-damat, gelin-kayınpeder gibi) evlilik yasaktır.
      • Örnek: Ayşe’nin babası ile Ayşe’nin kızı evlenemez. Ya da Kemal’in amcasının kızı ile Kemal evlenemez (kuzen evliliği yasaktır).
  • Mevcut Evliliğin Bulunmaması (Madde 130): Tek eşlilik ilkesi gereği, bir kişi aynı anda birden fazla evlilik yapamaz. Önceki evliliğin sona ermiş olması (boşanma veya ölümle) ve bu durumun belgelenmesi gerekir.
    • Örnek: Ali, halen evli ise, eşinden boşanmadan veya eşi vefat etmeden başka biriyle evlenemez.
  • Bekleme Süresi (İddet Müddeti) (Madde 132): Kadınlar için boşandıktan veya evliliğin butlanına hükmedildikten sonra 300 günlük bir bekleme süresi vardır. Bu süre, kadının hamile olup olmadığının tespiti ve soy bağının karışmamasını sağlamak amacıyla getirilmiştir.
    • Bu süre, kadının doğum yapmasıyla veya hamile olmadığının doktor raporuyla tespiti halinde kaldırılabilir.
    • Örnek: Zeynep boşandıktan sonra 150 gün sonra evlenmek isterse, bu sürenin kaldırılması için mahkemeye başvurup hamile olmadığına dair rapor alması gerekir.
  1. Şekli Şartlar

Şekli şartlar, evlenmek isteyen kişilerin uyması gereken prosedür kurallarıdır.

  • Evlenmek İçin Başvuru (Madde 134): Evlenmek isteyenler, oturdukları yerdeki evlendirme memurluğuna (belediye veya muhtarlık) birlikte başvuruda bulunurlar.
  • İstenen Belgeler: Kimlik belgeleri, sağlık raporu (evlenmeye engel bir hastalığı bulunmadığına dair), ikametgâh belgesi, vesikalık fotoğraf gibi belgeler istenir.
  • İlan (Madde 139): Evlenme başvurusu üzerine, evlenme memurluğunca evlenecek kişilerin kimlikleri ve evlenecekleri tarih bir ilan panosunda belirli bir süre ilan edilebilir. Bu, varsa evliliğe engel bir durumun ortaya çıkmasını sağlamak içindir. Ancak günümüzde bu uygulama çoğu zaman kâğıt üzerinde kalmaktadır.
  • Evlenme Töreni (Madde 141): Evlenme, evlendirme memuru önünde ve iki tanık huzurunda açık bir şekilde yapılır. Evlendirme memuru, taraflara evlenmenin hükümlerini ve yükümlülüklerini hatırlatır.
  • Evlenme Beyanı (Madde 141/2): Evlenecek olan erkek ve kadının, ayrı ayrı “evlenmek istiyor musunuz?” sorusuna olumlu cevap vermesiyle evlenme gerçekleşmiş olur.

Yüksek Yargı Kararları

Türk Medeni Kanunu’ndaki evlilik hükümleri, Yargıtay’ın kararlarıyla zaman zaman açıklanmış ve yorumlanmıştır. Özellikle evlilik yaşı, akıl sağlığı ve hısımlık gibi konularda verilen kararlar, uygulayıcılar için yol gösterici olmuştur.

  • Evlenme Yaşına İlişkin Yargıtay Kararı Örneği:
    • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2011/17094 E., 2012/12534 K. sayılı kararında, evlenme yaşına ilişkin olarak, “Olağanüstü evlenme izninde, pek önemli bir sebeple birlikte, 16 yaşını doldurmuş olma koşulunun da varlığı aranmalıdır. Aksi takdirde, kanunda öngörülen asgari yaş sınırının ihlal edilmiş olacağı kabul edilmelidir.” şeklinde bir değerlendirme yapılmıştır. Bu karar, istisnai evlenme izninin dahi belirli bir yaş sınırının altına inilemeyeceğini vurgulamaktadır.
  • Akıl Hastalığına İlişkin Yargıtay Kararı Örneği:
    • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2008/1126 E., 2009/2464 K. sayılı kararında, “Akıl hastalığı nedeniyle evlenmenin mutlak butlanına karar verilebilmesi için, evlenme tarihinde akıl hastalığının mevcut olması ve resmi sağlık kurulu raporuyla tıbbi sakınca bulunduğunun tespit edilmiş olması gerekir.” denilerek, akıl hastalığının evliliğin iptali için tek başına yeterli olmadığı, tıbbi raporla desteklenmesi gerektiği belirtilmiştir.
  • Bekleme Süresine (İddet Müddeti) İlişkin Yargıtay Kararı Örneği:
    • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2010/8724 E., 2011/1460 K. sayılı kararında, “İddet müddetinin kaldırılması için, kadının hamile olmadığının tespiti veya doğum yapması şarttır. Bu şartlar gerçekleşmedikçe İddet müddeti kendiliğinden ortadan kalkmaz ve kadının yeniden evlenmesi mümkün olmaz.” şeklinde bir ifade yer almaktadır. Bu karar, bekleme süresinin kaldırılması için kanunda belirtilen şartların mutlak surette aranması gerektiğini vurgular.
  • 16 yaşında evlenilebilir mi? Şartları nelerdir?

Türkiye’de 16 yaşında evlenebilmek için Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 124. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen “olağanüstü durumlar ve pek önemli bir sebep” şartları aranır. Bu durum, yasal olarak “istisnai evlenme yaşı” olarak adlandırılır ve normal evlenme yaşının (17 yaşını doldurmuş olmak) bir istisnasıdır.

İşte 16 yaşında evlenebilmek için gerekenler:

1. Mahkeme Kararı Zorunluluğu

16 yaşını doldurmuş bir bireyin evlenebilmesi için mutlaka hâkimin izni gerekir. Evlendirme memurluğu veya diğer idari merciler bu konuda yetkili değildir. Evlenmek isteyen 16 yaşındaki kişi veya yasal temsilcisi (anne/baba veya vasi), Aile Mahkemesi’ne başvurarak evlenme izni talep etmelidir.

2. “Pek Önemli Bir Sebep” Şartı

Hâkimin evlenme izni verebilmesi için, evlenmek isteyen 16 yaşındaki kişinin evlenmesini gerektiren “pek önemli bir sebep” bulunmalıdır. Kanun bu sebebi açıkça tanımlamasa da, Yargıtay kararları ve doktrin genellikle şu durumları “pek önemli sebep” olarak kabul etmektedir:

  • Hamilelik (Gebelik): En yaygın ve kabul gören “pek önemli sebep” budur. 16 yaşındaki bir kızın hamile kalması durumunda, çocuğun soy bağının düzenlenmesi ve ailenin kurulması amacıyla evliliğe izin verilebilir.
  • Çocuk Sahibi Olma: Hamilelik olmasa bile, tarafların birlikte çocuklarının olması durumu da bu kapsama girebilir.
  • Nadir ve Ciddi Diğer Haller: Teorik olarak, çok nadir ve istisnai durumlarda, diğer ciddi ve toplumsal normlara uygun sebepler de pek önemli kabul edilebilir. Ancak bu, hâkimin takdirine bağlı olup, hamilelik dışındaki durumlar çok daha sıkı değerlendirilir.

3. Ana ve Babanın (veya Vasinin) Dinlenmesi

Mahkeme, evlenme izni vermeden önce, evlenmek isteyen 16 yaşındaki kişinin ana ve babasını (veya vasi varsa vasisini) dinlemek zorundadır. Bu, onların rızasının alınması anlamına gelmez; ancak görüşlerinin ve varsa itirazlarının mahkeme tarafından değerlendirilmesi demektir. Hâkim, onların görüşlerini dikkate alarak son kararı verir. Ana ve babanın rızası olmasa bile, hâkim “pek önemli sebep “in varlığına kanaat getirirse evlenme izni verebilir.

4. Akıl Sağlığı ve Ayırt Etme Gücü

Evlenmek isteyen 16 yaşındaki kişinin, yaşına uygun olarak evliliğin anlamını ve sonuçlarını idrak edebilecek ayırt etme gücüne sahip olması gerekir. Ayrıca, TMK’daki genel evlenme şartı gereği, evlenmeye engel bir akıl hastalığının bulunmadığının da sağlık raporuyla teyit edilmesi gerekebilir.

Özetle Gerekli Adımlar:

  1. Mahkemeye Başvuru: Evlenmek isteyen 16 yaşındaki kişi veya yasal temsilcileri (anne/baba veya vasi), ikamet ettikleri yerdeki Aile Mahkemesi’ne başvurarak evlenme izni talep ederler.
  2. Gerekçeli Talep: Başvuruda, evliliğe izin verilmesini gerektiren “pek önemli sebep” açıkça belirtilmeli ve delilleriyle (örneğin gebelik raporu) sunulmalıdır.
  3. Anne-Baba/Vasi Dinlenmesi: Mahkeme, anne ve babayı (veya vasiyi) dinlemek üzere duruşmaya çağırır.
  4. Hâkimin Kararı: Mahkeme, sunulan delilleri, ana-babanın görüşlerini ve evlenecek kişinin olgunluk derecesini değerlendirerek evlenme izni konusunda karar verir.
  • 16 yaşında mahkeme kararı olmaksızın veya mahkemenin ret kararına rağmen evlenilmesi durumunda nelerle karşılaşılabilir?

Türkiye’de 16 yaşında, mahkeme kararı olmaksızın sadece dini nikah ile evlenilmesi durumunda ciddi hukuki ve sosyal sorunlarla karşılaşılabilir. Türk Medeni Kanunu (TMK) resmi nikahı zorunlu kılar ve dini nikahın yasal geçerliliği yoktur.

Dini Nikahın Yasal Geçerliliği Yoktur

Öncelikle şunu belirtmek gerekir: Türkiye’de bir evliliğin yasal olarak geçerli sayılması için resmi nikahın yapılması zorunludur. Türk Medeni Kanunu’na göre dini nikah (imam nikahı), hukuki bir geçerliliğe sahip değildir. Resmi nikah olmadan kıyılan dini nikah, kişiler arasında yasal bir evlilik bağı kurmaz.

Karşılaşılabilecek Hukuki Sonuçlar

  1. Evliliğin Hukuken Yok Hükmünde Olması: Yapılan dini nikah, Türk Medeni Kanunu’na göre bir evlilik olarak kabul edilmez. Dolayısıyla, kişiler yasal olarak evli sayılmazlar. Bu durum, eşlerin birbirine karşı hiçbir yasal hak ve yükümlülüğü olmadığı anlamına gelir.
  2. Cezai Sorumluluk:
    • Resmi Nikah Olmaksızın Dini Tören Yaptırma: Türk Ceza Kanunu’nun 230/5. maddesi, aralarında evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptıranları cezalandırmaktaydı. Ancak, Anayasa Mahkemesi’nin 2015 tarihli kararıyla bu fıkra iptal edilmiştir. Bu iptal kararıyla birlikte, resmi nikah olmadan sadece dini nikah kıymak (taraflar açısından) doğrudan cezai yaptırıma tabi değildir.
    • Din Görevlisinin Sorumluluğu: Türk Medeni Kanunu’nun 143. maddesi uyarınca, aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dini töreni yapılamaz. Yani, din görevlisinin resmi nikah belgesini görmeden dini nikah kıyması yasaktır. Bu yasağa uymayan din görevlileri hakkında yasal işlem yapılabilir.
    • Çocuk İstismarı Suçu: En kritik durumlardan biri, 16 yaşını doldurmuş ancak mahkeme izni olmaksızın evlenen bir kız veya erkek çocuğunun durumu. Eğer dini nikahlanan kişinin yaşı, TCK anlamında “çocuk” (15 yaşını tamamlamamış veya 18 yaşını tamamlamamış ve rıza ehliyeti bulunmayan) statüsünde ise, bu durum Türk Ceza Kanunu’ndaki cinsel istismar (TCK 103) suçunu veya reşit olmayanla cinsel ilişki (TCK 104) suçunu oluşturabilir. Özellikle 15 yaşından küçük bir çocukla evlenilmesi durumunda bu çok ciddi bir suçtur ve ağır hapis cezaları öngörülmüştür. 16 yaşındaki bireyin mahkeme kararı olmaksızın evlenmesi durumunda, özellikle diğer tarafın yaşı büyükse, reşit olmayanla cinsel ilişki suçu gündeme gelebilir.
  3. Maddi ve Hukuki Hak Kayıpları:
    • Miras Hakkı Yokluğu: Dini nikahla evli olan eşler, birbirlerine yasal mirasçı olamazlar. Birinin ölümü durumunda, diğerinin miras üzerinde hiçbir hakkı bulunmaz.
    • Nafaka Hakkı Yokluğu: Resmi nikah olmadığı için, taraflar ayrıldıklarında birbirlerinden yasal olarak nafaka talep edemezler.
    • Tazminat Hakkı Yokluğu: Boşanma durumunda talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat hakları, resmi nikahın yokluğu nedeniyle kullanılamaz.
    • Mal Paylaşımı Sorunu: Resmi nikah olmadığı için, evlilik birliği içinde edinilen mallar üzerinde yasal bir mal rejimi uygulanmaz. Bu durum, ileride mal paylaşımı konusunda büyük sorunlara yol açabilir ve kadın tarafın mağdur olmasına neden olabilir.
    • Sosyal Güvenlik Hakları: Eşlerden biri diğerinin sosyal güvencesinden (sağlık sigortası, emeklilik vb.) yararlanamaz.
    • Soybağı ve Velayet Sorunları: Dini nikahlı birliktelikten doğan çocukların soybağı, baba tarafından tanıma veya babalık davası gibi yollarla kurulmak zorunda kalabilir. Çocukların velayeti, yasal miras hakları ve diğer tüm çocuk hakları açısından belirsizlikler ve zorluklar yaşanabilir. Çocuk, yasal olarak “evlilik dışı çocuk” statüsünde yer alır.
  4. Toplumsal ve Sosyal Sorunlar:
    • Toplum nezdinde evlilik olarak kabul edilse bile, hukuki güvencesi olmayan bu tür birliktelikler, özellikle kadınlar ve çocuklar için ciddi mağduriyetler Yasal haklardan mahrum kalınması, ilerleyen süreçte büyük zorluklara yol açabilir.
    • Eğitim hayatının sekteye uğraması, erken yaşta sorumluluklar altına girme gibi sosyal sonuçlar da ortaya çıkabilir.

Yargıtay Kararları ve Yorumlar

Yargıtay, sürekli olarak resmi nikahın zorunluluğunu vurgulamaktadır. Dini nikahın, resmi nikahın yerine geçmediği ve hukuken sonuç doğurmadığı hususu, Yargıtay’ın istikrarlı kararlarıyla sabittir. Özellikle çocukların ve kadınların haklarının korunması amacıyla, resmi nikah dışındaki birlikteliklerin yasal sonuçlar doğurmayacağı ve hatta suç teşkil edebileceği durumlar önemle belirtilir.

Sonuç

16 yaşında mahkeme kararı olmaksızın dini nikah ile evlenmek, hukuken hiçbir geçerliliği olmayan bir eylemdir. Bu durum, evli sayılmamaktan, cezai sorumluluk riskine (özellikle diğer tarafın yaşı ve rıza durumu göz önüne alındığında), maddi ve manevi hak kayıplarına kadar birçok ciddi olumsuz sonuç doğurur. Çocukların ve kadınların haklarının korunması adına, Türk hukuk sisteminde evlilik için tek geçerli yol resmi nikahtır.

Bu tür durumlarda, bir avukattan hukuki danışmanlık almak ve yasal yollara başvurarak resmi evliliğin şartlarını yerine getirmek büyük önem taşımaktadır.

  • Türkiye’de yabancı uyruklu biriyle nasıl evlenilir?

Türkiye’de bir yabancı ile evlenmek hem Türk Medeni Kanunu hem de yabancının kendi ülke hukukuna göre bazı şartlara tabidir. Süreç, detaylı belgeler ve prosedürler içerir ama doğru adımlarla ilerlenirse oldukça düzenli yürütülebilir.

Temel Hukuki Şartlar

  • Tek eşlilik ilkesi: Her iki tarafın da evlilik sırasında başka biriyle evli olmaması gerekir. Türk Medeni Kanunu m.145/1’e göre aksi durumda evlilik geçersiz sayılır.
  • Evlenme ehliyeti: Taraflar kendi ülke hukukuna göre evlenme ehliyetine sahip olmalıdır. Türkiye’de genelde 18 yaş sınırı vardır; bazı durumlarda 17 yaşında ebeveyn izniyle, 16 yaşında ise mahkeme izniyle evlenilebilir.
  • Akrabalık yasağı: Kan veya evlatlık bağıyla yakın akraba olanlar evlenemez.
  • İddet süresi: Boşanmış veya dul kadınlar için 300 günlük bekleme süresi vardır (mahkeme kararıyla kaldırılabilir).

Gerekli Belgeler

Belge Adı Açıklama
Pasaport Noter onaylı Türkçe tercümesiyle birlikte sunulmalı
Evlenme Ehliyet Belgesi Yabancının ülkesinden veya konsolosluğundan alınır, bekâr olduğunu gösterir
Doğum Belgesi Bazı ülkelerde evlenme ehliyet belgesinde doğum bilgisi yoksa istenir
Sağlık Raporu Aile hekiminden alınır, bulaşıcı hastalık taşımadığını gösterir
Vesikalık Fotoğraf Genelde 4 adet, son 6 ay içinde çekilmiş
Evlenme Beyannamesi Evlendirme dairesinden alınır, çiftin evlenme iradesini gösterir
Türk taraf için Nüfus Kayıt Örneği Medeni durumu ve evlenme engeli olmadığını gösterir

Belgelerin çoğu apostil şerhi taşımalı ve noter onaylı Türkçe tercümeleri yapılmalıdır.

Başvuru ve Nikah Süreci

  1. Başvuru: Çift, belgelerle birlikte belediye evlendirme memurluğuna şahsen başvurur.
  2. Belgelerin kontrolü: Evlendirme memuru belgeleri inceler. Eksik varsa başvuru askıya alınabilir.
  3. Nikah tarihi belirlenir: Tüm belgeler uygunsa tarih verilir.
  4. Nikah töreni: Türkçe yapılır. Yabancı eş Türkçe bilmiyorsa yeminli tercüman bulundurulmalıdır.
  5. Evlilik cüzdanı verilir: Uluslararası geçerliliği olan cüzdan çiftlere teslim edilir.

🇹🇷 Evlilik Sonrası Haklar ve Vatandaşlık

  • Oturum izni: Türk vatandaşı ile evlenen yabancı, aile ikamet izni başvurusu yapabilir.
  • Vatandaşlık başvurusu: En az 3 yıl fiilen evli olan yabancılar, vatandaşlık için başvurabilir (5901 sayılı Kanun m.16).
  • Soyadı kullanımı: Kadın yabancı eş, Türk eşin soyadını alabilir veya kendi soyadını koruyabilir.

Örnek Durum

Örnek: Almanya vatandaşı Anna, İstanbul’da yaşayan Türk vatandaşı Mehmet ile evlenmek istiyor. Anna, Almanya’daki nüfus dairesinden evlenme ehliyet belgesi ve doğum belgesi alır. Belgeleri apostil şerhiyle onaylatır, Türkiye’de noter onaylı Türkçe tercümesini yaptırır. Sağlık raporunu İstanbul’daki sağlık ocağından alır. Mehmet ise nüfus kayıt örneğini e-devlet üzerinden temin eder. Çift, belgelerle birlikte İstanbul Kadıköy Belediyesi’ne başvurur. Belgeler eksiksiz olduğu için 2 hafta sonra nikah kıyılır. Anna, evlilik sonrası aile ikamet izni başvurusu yapar ve 3 yıl sonra vatandaşlık için başvuru hakkı kazanır.

  • Bir Türk ile evlenen yabancı oturum iznini nasıl alır?

Kimler Başvurabilir?

  • Türk vatandaşıyla resmi olarak evli olan yabancı eş
  • Eşin 18 yaşından küçük çocukları veya bağımlı çocukları

Başvuru Süreci Adımları

  1. e-İkamet sistemine kayıt: e-ikamet.goc.gov.tr üzerinden başvuru formu doldurulur.
  2. Randevu alınır: Sistem üzerinden İl Göç İdaresi için randevu tarihi belirlenir.
  3. Belgeler hazırlanır: Aşağıdaki belgeler eksiksiz şekilde hazırlanmalıdır.
  4. Yüz yüze başvuru: Randevu tarihinde belgelerle birlikte Göç İdaresi’ne gidilir.
  5. Değerlendirme süreci: Genellikle 30–90 gün içinde sonuçlanır.

Gerekli Belgeler

Başvuru Sahibi (Yabancı Eş) Destekleyici (Türk Eş)
İkamet izni başvuru formu Kimlik fotokopisi
Pasaport ve fotokopisi Gelir belgesi (maaş bordrosu, banka dökümü)
4 adet biyometrik fotoğraf Sağlık sigortası belgesi
Evlilik cüzdanı Adli sicil kaydı
İkamet harcı ve kart bedeli makbuzu Yerleşim yeri belgesi (e-devlet)

Belgelerin noter onaylı Türkçe tercümesi ve apostil şerhi gerekebilir.

Örnek Durum

Örnek: Brezilya vatandaşı Carla, İzmir’de yaşayan Türk vatandaşı Ahmet ile evlenmiştir. Carla, pasaportunu ve Brezilya’dan aldığı evlilik ehliyet belgesini apostil şerhiyle onaylatır. Belgeleri Türkçe’ye çevirip noter onayı alır. e-ikamet sisteminden başvuru yapar, randevu günü belgelerle birlikte İzmir İl Göç İdaresi’ne gider. Belgeleri eksiksiz olduğu için 2 ay içinde aile ikamet izni çıkar.

Haklar ve Süre

  • İlk başvuruda genellikle 1 yıl süreli verilir, uzatılabilir.
  • Türkiye’de çalışma izni almak için ayrı başvuru gerekir.
  • 3 yıl evli kalındıktan sonra vatandaşlık başvurusu yapılabilir.

Devlet hastanelerinden sağlık hizmeti alınabilir.